Bazı çocuklar anlatmak istediklerini çok net ifade edebilir. Konuşurken olayları sıralar, düşüncelerini paylaşır ve ne söylemek istediğini bilir. Ancak aynı düşünceleri yazıya dökmeleri istendiğinde süreç beklenmedik şekilde yavaşlar. Kalem sık sık durur, cümle yarıda kalır ya da yazı düşündüğünden çok daha uzun sürer.
Bu durum çoğu zaman yazmayı sevmemek ya da yeterince pratik yapmamak olarak değerlendirilir. Daha fazla yazması, daha fazla alıştırma yapması ya da daha hızlı olması gerektiği söylenir. Oysa bazı durumlarda sorun fikir üretmek değildir.
Sorun, düşünceyi yazıya dönüştüren öğrenme sürecidir.
Yazmak yalnızca harfleri oluşturmak anlamına gelmez. Çocuk aynı anda ne söyleyeceğini planlamak, doğru kelimeyi seçmek, cümleyi oluşturmak, yazım kurallarını hatırlamak ve el hareketlerini kontrol etmek zorundadır. Bu süreçlerin hepsi aynı anda çalıştığında, küçük bir zorlanma bile tüm akışı yavaşlatabilir.
Bu nedenle çocuk ne yazacağını bildiği halde sürekli durabilir. Cümleyi zihninde kurmuş olabilir ama onu kâğıda aktarırken akış bozulabilir. Dışarıdan bakıldığında isteksiz gibi görünse de içeride çok daha yoğun bir bilişsel süreç yaşanıyor olabilir.
Bu durum özellikle öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda sık görülebilir. Çünkü yazılı anlatım, birçok bilişsel becerinin aynı anda birlikte çalışmasını gerektirir. Sorun çoğu zaman fikir eksikliği değil, bu becerilerin eş zamanlı olarak organize edilebilmesidir.
Şunu net görelim. Bir çocuğun yavaş yazması, ne düşündüğünü bilmediği anlamına gelmez. Bazen düşünce hazırdır, ancak onu yazıya dönüştüren süreç beklenenden daha fazla zihinsel çaba gerektiriyordur.
Bu yüzden yanlış yolu kapatalım. Daha fazla yazdırmak tek başına çözüm değildir. Çünkü sorun yazının miktarı değilse, tekrar yalnızca çocuğun yükünü artırabilir.
Asıl ihtiyaç, yazma sürecinin hangi aşamada zorlaştığını görebilmektir. Düşünce nerede kesintiye uğruyor? Yazılı ifade hangi noktada akıcılığını kaybediyor? Süreç neden yavaşlıyor?
Bu soruların cevabı yalnızca ortaya çıkan yazıya bakılarak bulunamaz.
Applexia yazılı anlatım sırasında hangi bilişsel süreçlerin zorlandığını, akışın nerede kesintiye uğradığını ve hangi becerilerin ek desteğe ihtiyaç duyduğunu görünür hale getirir. Böylece yalnızca çocuğun ne yazdığı değil, yazarken nasıl düşündüğü de anlaşılabilir.
Eğer çocuğunuz konuşurken rahat ifade ettiği düşünceleri yazarken aktarmakta zorlanıyor, sık sık duruyor ya da yazma süreci beklenenden çok daha uzun sürüyorsa, sorun yalnızca yazma alışkanlığı olmayabilir.
Sorun, düşünceyi yazıya dönüştüren öğrenme süreci olabilir.
Ve bu görüldüğünde yaklaşım tamamen değişir.